Ülkenin her türlü ulusal kaynağını ve hazinesini kendi
çıkarları doğrultusunda kullanan diktatörlükleri tanımlamak üzere geliştirilen
kavramdır.
Klepto: hırsızlık ile ilgili, krasi: bürokrasi sözcüğünü
çağrıştırır. Ve "Hırsızkrasi" olarak bir yönetim şekline karşı
eleştirel bir isimlendirmedir.
İster bir şeflik olsun, ister bir devlet, herhangi bir
sınıflı toplum için insan şunu sormalıdır: Halk kendi çileli emeğinin
ürünlerinin kleptokratlara aktarılmasına niçin göz yumuyor? Platon'dan Marx'a
kadar çeşitli siyasal kuramcular tarafından sorulan bu soru her çağdaş seçimde
seçmenler tarafından bir kez daha sorulmaktadır. Halk desteği zayıf olan
kleptokrasiler ya ezilen halk tarafından (bugün kuzey afrika ülkelerinin
ayaklanmasındaki gibi) ya da çalınan ürünlere karşılık daha fazla hizmet sözü
vererek halkı kandırmaya çalışan kleptokratlar tarafından alaşağı edilme
tehlikesiyle karşı karşıyadırlar. Örneğin Libya tarihi, baskıcı şeflere karşı
başkaldırılarla doludur, genellikle o şeflerin yerini daha az baskıcı
olacaklarına söz veren erkek kardeşleri alır.
Halktan çok daha rahat bir hayat sürdürürken halkın
desteğini kazanmak için bir seçkinin ne yapması gerekir? Kleptokratların tarih
boyunca başvurdukları bir kaç çözüm yolu vardır. Bunlardan biri; halkı
silahsızlandırıp, seçkinleri silahlandırmaktır. Ama kleptokratların halkın
desteğini kazanmalarının son çaresi kleptokrasiyi haklı çıkaracak bir ideoloji
ya da din inşa etmeleridir. Kurumsallaşmış din, zenginliğin kleptokratlara
aktarılmasını haklı gösterirken insanların başka insanlar adına hayatlarını
feda etmeleri için kendi genetik öz çıkarları dışında gerekli güdüyü sağlar.
Kaynak: Tüfek, Mikrop Ve Çelik

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder