16 Ağustos 2012 Perşembe

Kleptokrasi


 Ülkenin her türlü ulusal kaynağını ve hazinesini kendi çıkarları doğrultusunda kullanan diktatörlükleri tanımlamak üzere geliştirilen kavramdır.
   Klepto: hırsızlık ile ilgili, krasi: bürokrasi sözcüğünü çağrıştırır. Ve "Hırsızkrasi" olarak bir yönetim şekline karşı eleştirel bir isimlendirmedir.
  İster bir şeflik olsun, ister bir devlet, herhangi bir sınıflı toplum için insan şunu sormalıdır: Halk kendi çileli emeğinin ürünlerinin kleptokratlara aktarılmasına niçin göz yumuyor? Platon'dan Marx'a kadar çeşitli siyasal kuramcular tarafından sorulan bu soru her çağdaş seçimde seçmenler tarafından bir kez daha sorulmaktadır. Halk desteği zayıf olan kleptokrasiler ya ezilen halk tarafından (bugün kuzey afrika ülkelerinin ayaklanmasındaki gibi) ya da çalınan ürünlere karşılık daha fazla hizmet sözü vererek halkı kandırmaya çalışan kleptokratlar tarafından alaşağı edilme tehlikesiyle karşı karşıyadırlar. Örneğin Libya tarihi, baskıcı şeflere karşı başkaldırılarla doludur, genellikle o şeflerin yerini daha az baskıcı olacaklarına söz veren erkek kardeşleri alır.
  Halktan çok daha rahat bir hayat sürdürürken halkın desteğini kazanmak için bir seçkinin ne yapması gerekir? Kleptokratların tarih boyunca başvurdukları bir kaç çözüm yolu vardır. Bunlardan biri; halkı silahsızlandırıp, seçkinleri silahlandırmaktır. Ama kleptokratların halkın desteğini kazanmalarının son çaresi kleptokrasiyi haklı çıkaracak bir ideoloji ya da din inşa etmeleridir. Kurumsallaşmış din, zenginliğin kleptokratlara aktarılmasını haklı gösterirken insanların başka insanlar adına hayatlarını feda etmeleri için kendi genetik öz çıkarları dışında gerekli güdüyü sağlar.

Kaynak: Tüfek, Mikrop Ve Çelik

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder