16 Ağustos 2012 Perşembe

Garajımdaki Ejder (by Carl Sagan)


"Garajımda ateş soluyan bir ejder yaşıyor."
    Diyelim ki size ciddi olarak böyle bir önerme sunuyorum. Kuşkusuz dediğimin doğruluğunu kontrol etmek isteyecek, kendi gözünüzle görmek isteyeceksiniz. Yüzyıllardır ejderlerle ilgili olarak sayısız öykü anlatılmış, ancak gerçek kanıt gören olmamıştır. Canlı bir kanıt görmek için ne iyi bir fırsat.
    "Hadi göster öyleyse." diyorsunuz. Ben de sizi garajıma götürüyorum. İçeri baktığınızda gördükleriniz, bir merdiven, boş boya kutuları, ve üç tekerlekli eski bir bisiklet oluyor. Görünürlerde ejder falan yok.
    "Ejder nerede?" diye soruyorsunuz.
    "İşte tam orada"diye yanıt vererek, ileride bir yeri işaret ediyorum. "Söylemeyi unutmuş olmalıyım, o görünmez bir ejder."
    Ejderin ayak izlerini görebilmek için yere un serpmeyi öneriyorsunuz.
    "İyi fikir" diyorum, "ama bu ejder havada uçuyor."
    O halde görünmez alevi saptamak için kızılötesi alıcı kullanmaya kalkıyorsunuz.
    "İyi fikir ama bu görünmez alevin ısısı da yok."
    Peki öyleyse siz de sprey boya sıkarak ejderi görünür yaparsınız.
    "İyi olurdu ama bu ejderin cismi de yok ki! Boya tutmaz."
    Bana önerebileceğiniz daha çok yöntem var. Ancak, önerdiğiniz her türlü fiziksel testi, neden işe yaramayacağını açıklayan bir bahane ile savuştururabilirim.
    Peki, ısısız alev püskürten, görünmez, cisimsiz, havada uçan bir ejder ile, aslında hiç var olmayan bir ejder arasında ne fark var? Savımı çürütmenin, aksini göstermenin bir yolu yoksa, ejderimin var olduğunu söylemenin ne anlamı var? Hipotezimi geçersiz kılma yeterliliğinden yoksun olmanız ile doğru olduğunun kanıtlanması arasında çok fark var. Denenemeyen iddialar, çürütülmeye karşı bağışıklığı olan önermeler, bize esin vermek ve merakımızı uyandırmak bakımından ne türlü bir değere sahip olurlarsa olsunlar, gerçeğe uygunluk terazisinde ağırlıkları sıfırdır. Bu durumda ejder konusunda sizden isteyebileceğim tek şey, kanıt olmadığına göre, benim dememe bakarak inanmanız.
    Varsayalım ki yaptığınız testlerin tümünün başarısız olmasına karşın, iyi niyetinizi yitirmeyecek denli duyarlı davranıyorsunuz. Yani garajımda alev soluyan bir ejder olması fikrini hemen reddetmiyorsunuz. Yalnızca aklınızın bir köşesine kaldırıyorsunuz. Mevcut kanıt aksini gösterse de, yeni bir veri elde edecek olmanız durumunda inceleyip ikna edici olup olmadığına bakmaya hazırsınız. Kuşkusuz bana inanmadığınız için kendimi hakarete uğramış saymam size haksızlık olur; sırf "kanıtlanamamıştır" hükmüne vardığınız için sizi can sıkıcı ya da düş gücünden yoksun olmakla suçlamak da öyle.
    Diyelim ki işler tersi yönde gelişti. Tamam, ejder görünmez; ama yere döktüğünüz unun üzerinde ayak izleri bıraktığını görebiliyorsunuz. Kızılötesi alıcı, normalin üzerinde sinyal alıyor. Sıktığınız sprey boya, havada ileri geri sallanan ejder başını gözler önüne seriyor. Ejderlerin -bırakınız görünmez olanlarını- varlığı konusunda ne denli kuşkucu olursanız olun, şimdi kabul etmelisiniz ki garajda bir şeyin varlığı söz konusu ve ilk bakışta görünmez, alev soluyan bir ejder olduğunu düşündürüyor.
    Şimdi başka bir senaryo yazalım: Diyelim ki ejderin varlığından söz eden yalnızca ben değilim. Diyelim ki aramızda birbirlerini tanımadıklarından emin olduğunuz kişiler de olmak üzere, tanıdığınız bir grup insan olarak size garajlarımızda birer ejder bulunduğunu söyleyip duruyoruz. Ne var ki hiç birimiz geçerli bir kanıt gösteremiyoruz. Hepimiz de size, fiziksel kanıtın desteğinden yoksun böylesine garip bir durumun varlığına ikna olmuş olmaktan son derece rahatsızlık duyduğumuzu söylüyoruz. Hiç birimiz deli değiliz. Dünyanın her yerinde insanların garajlarında görünmez ejderler saklı olabileceği, bizimse daha yeni fark ettiğimiz konusunda spekülasyonlar yapıyoruz. Doğru olmamasını yeğleyeceğimi söylüyorum size. Ama ejderlere ilişkin tüm o Avrupa ve Çin öyküleri söylence değildi belki de...
    Una ejder ayağı büyüklüğünde ayak izleri alındığı yolunda raporlar gelmeye başlaması memnun edici değil mi? Demek ki aynı şey başkalarının da başına gelmiş. Ne var ki ortamda kuşkucu bir bilim adamı varken yere serilen unlarda bir değişiklik gözlenemiyor. Alternatif bir açıklama çıkıyor: Yakından incelendiğinde, ayak izlerinin sahte olabileceği anlaşılıyor. Ancak bir başkası çıkıp, yanık parmağını göstererek ejderin üzerine doğru alev püskürttüğünden yakınıyor. Ama başka olasılıklar da var. İnsanın parmağını, görünmez ejderlerin soluğundan başka alev kaynaklarıyla yakabileceğini biliyoruz sanırım. Bu tür bir "kanıt" -ejderin varlığına inananlar ne denli güçlü bulurlarsa bulsunlar- ikna edici olmaktan çok uzak. Bir kez daha, duyarlı tek yaklaşım, ejder hipotezini reddetmek; gelecekte sunulması olası fiziksel veriye açık kapı bırakmak ve aklı başında olduğu ortada bunca insanın aynı garip yanılgıya kapılmasının nedenini araştırmak olacak.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder